Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Taciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin Etme - Maşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet
- Zararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuncalı, Muzır, Tahripkâr, Kötü, Muzır, Olumsuz, Pis
- Düğmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İliklemek
- Süngüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sere
- İstihlakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Patates kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumpir
- İdraksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak
- Safderun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Sebep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet, Menşe, Münasebet, Neden, Saik, Vesile, Gerekçe
- Asılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı
- Gammaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirici, Fitneci, Jurnalci, Kovca, Kovlayıcı
- Eş Anlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamdaş, Müteradif, Sinonim
- Nizami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Kurallı
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Havadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz
- Kararlaştırılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Tevazukâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllü
- Saltçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlakiyet
- Şizoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Sinirbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevroloji
- Nazaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Gonca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tomurcuk, Konca
- Kederli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılı, Acıklı, Tasalı
- Saçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naşir
- Çolpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceriksiz, Hünersiz, Acemi
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Çentik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertik, Nişan, Küçük Oyuk
- Tepmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Çiğindirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omuzluk
- Yayma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Teşmil, Tevzi
- Âşık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Sağlamlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek, Perçinlemek
- Etli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun, Kalın
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Zirizemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodrum
- Aran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş Ambar, Hangar
- Asabiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlilik
- Ayaklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsyan, Kalkışma, Başkaldırı
- Tesit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlama
- Tariz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğneleme, Taşlama, Dokundurma, Taş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü