Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tabur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup, Küme, Yığın - Kuraştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgu
- Tekevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Monogam
- İştiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştah
- Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri
- Şafak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tan, Alacakaranlık
- Caiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yerinde, Gerekli, Yerinde Sayılan, Yakışık Alan
- Koyun Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Çalışmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Yatmak
- Anjin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farenjit
- Kıvrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atik, Derli Toplu, Aceleci, Canlı, Güzel, Şık, Yakışıklı, Hareketli, Becerikli
- Memişhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Keman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay
- Böcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böcek, Kurt
- Döküm Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek
- Ekşimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Kesilmek, Kıçkırmak, Sırnaşmak, Somurtmak, Turşumak, Utanmak
- Düz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sade, Pürüzsüz, Alan, Bozkır, Direkt, Ova, Yalçın, Yalın, Müstevi
- Çekilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstifa
- Bakımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Hesaplanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı
- Şimşek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- Beraat Kazandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Peşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndül, Önce, Önceden, Önden
- Unutulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küllenmek
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Monoton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Yeknesak, Sıradan
- Moren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşlaşma
- Pislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir, Dışkı, Kötü, Necaset
- Saylav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebus, Milletvekili
- Erginleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekemmül Etmek; Reşit Olmak
- Salimen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlikle, Sağ Selamet
- Özürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakat
- Yargılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştiri, Muhakeme
- Çökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak, Oturuvermek, Basmak, Batmak, Çömelmek, Çürümek, Göçmek
- Evsiz Barksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Başıboş
- Yezit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Sahtekâr
- Süje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konu, Özne
- Buna Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Binaenaleyh
- Menfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Olumsuz, Negatif, Sürgün
- Ayakkabı Çekeceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata
- Durdurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Karşılamak, Kesmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü