Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Baz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temel, Esas - Tepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Höyük, Yığın
- Kesenekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültezim
- Bravo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aferin, Yaşa
- Fırlangıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırıldak, Topaç
- Sarfiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harcama(lar), Gider(ler), Masraf
- Tepesi Üstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepetakla
- Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta
- Dumanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sisli, Bulanık, Puslu, Sarhoş
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Leh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onun İçin, Onun Tarafın; Ondan Yana
- Riyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkanlık
- Yinelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak, Tekrar Etmek
- Tatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlence, Ara, Dem Alış, Grev, İstirahat, Boşuklama, Kapama
- Önce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvel, Evvela, Evvelce, İlkin, Peşin
- Vizör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakaç
- Enli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş
- Gacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Kadın, Metres, Sevgili
- İlgili Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Okazyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Sırlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar
- Etajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Arlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılgan, Utangaç
- Ürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlamak
- Tutuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Kızarmak, Yanmak
- Muaraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga
- Zıypak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygan
- Mecburen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlulukla
- Yerey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi
- Sağın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sahih
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Çarçur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyan
- Suples kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Giriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç
- Bürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Kaplamak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, İstila Etmek
- Panorama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümgörü, Geniş Görünüş, Genel Görünüm
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Döyeçlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pataklamak
- İlginç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enteresan, Tuhaf, Garip, Meraklı
- Asli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Temel, Esas, Ana, Temelli, Köklü, Asıl
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü