Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Anavatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayurt - Boşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal, Bırakmak, Sermek
- Zafer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utku, Başarı, Yengi
- Dindirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgulama
- Boylam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meridyen, Tul, Uzunluk Dairesi
- Yan Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğür
- Zemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Toprak, Yer, Düzlem, Dayanak, Döşeme, Dünya, Ortam, Temel, Yeryüzü
- Bilfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Olarak, İş Edinerek, Gerçekten
- Esri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dumanlı, Sarhoş, Esrimiş, Mest
- Başeğme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun Eğme, Başeğim, İtaat, Teslimiyet
- Basma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gübre, Matbu, Tezek
- Cimri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Hasis, Eli Sıkı, Ekti, Kısmık, Nekes, Sıkı, Varyemez
- Karaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karartı, Leke
- Hudutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırsız, Sonsuz
- Paçavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cındır, Çaput, Eski
- Kodak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Odbaşı
- Sütre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Adet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tane, Sayı
- Feshetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtmak, Kapatmak, Kaldırmak, Bozmak, Lağvetmek
- Kazımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Temizlemek, Yok Etmek
- Çırçıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivil
- Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakatlamak, Kırmak, Kötüleştirmek, Bozukluk Yapmak, Ufak Hâle Getirmek, Feshetmek, Hasat Toplamak, Becermek, Bırakmak, Bozdurmak, Haklamak, Yenmek, Yıkmak
- Yapıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Aristokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Lifting kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdirme
- Arı Peteği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Yayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayık
- Hâsılat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Kazanç, Ürün, Örüt
- Sevecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şefkatli, Mihriban, Müşfik
- Kıygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haksızlık, Zulüm
- İstifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanma, Faydalanma, Aşılanma
- Cengâver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Cenkçi, Savaşkan, Vuruşkan
- Pansiyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınakçı
- Ayrık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstesna
- Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah
- Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür
- Sıvı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayi, Likit
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Havlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürümek
- Hall kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- İstisnasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü