Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Anavatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayurt - Sitabilizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeleyici
- Çenesi Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğaz, Geveze
- Tabaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepilemek
- Kırcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu
- Tevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtma, Üleştirme, Tevziat, Yaydırma, Yayma
- Mezhep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş
- Dramatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Münasip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak, Yakışmak
- Böhtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Siyasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Politika, Siyaset
- Fasikül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüz
- İş Bıraktırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokavt
- Önlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Tedbir, Tılsım
- Atlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Düşmek
- Süratli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı, Seri, Tez, Çabuk
- Şartsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşulsuz
- Kümelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- Alıngan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas, Nazik Yürekli
- Server kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunucu
- Flaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde, Ünlü
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Yolsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suiistimal, Usulsüzlük, Gayrimeşruluk, Sahtekârlık
- Mübalağa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Artırmak
- Gayriciddi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laubali
- Hırpalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Tepelemek, Örselemek
- Şarkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solist, Okuyucu, Hanende, Muganni, Muganniye, Aydımcı
- Tersine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksine, Aykırı, Bilakis
- Dirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Yaşam; Yaşama Gücü
- Çatkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa
- Amme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Kamu
- Hakikatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefalı, Vefakâr
- Hükmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiğnemek
- Kamufle Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek
- Varoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palanka, Sur Dışı
- Sıcakkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimli, Cana Yakın, Sempatik
- İlerleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terakki, Terfi
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Sabah Akşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Devamlı, Sürekli
- Kerahet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrençlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü