Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür - Tapu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit
- Termin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terim, Randevu
- Eleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenkit
- Oyunbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci, Oyuncu, Palyaço
- Ekolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılı
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Yollanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürümek
- Tasnif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıflama, Ayırma, Bölümleme, Ayrılama
- Üstenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taahhüt
- Muvakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkati, Örel, Geçeğen
- Mescit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cami
- İttihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Birlik Kurma, Bir Olma
- Onarsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarziye
- Mahsuldarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Randıman, Verim
- Çerçeve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervaz, Kenarlık
- Muhtel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Angaje Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak
- Hanende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyucu, Şarkıcı
- Vaveyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Hay Küy
- İndirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirme, Tenzilat, Ucuzlaştırma, İskonto
- Kemik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap, Sümük
- Dağılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Saçılmak, Düzensizlik, Sirayet Etmek, Yok Olmak
- Koyun Bakışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Panoramik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümgörüsel
- Konuşmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Tıraşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazımak, Yontmak
- Çöğüncek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahterevalli
- Israr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Üsteleme, Üstünde Durma, Bekinme
- Çevrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devir, Devre
- İkame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İvaz Etme, Yerine Koyma, Yerine Kullanma, Dikme
- Aysfilt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bankiz, Deniz Buzulu, Buzla
- Gerdanbent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdanlık
- Göt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dip, Kıç
- Mezun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirmiş, İzinli, Yetkili
- İntizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Bekleme, Gözleme, Beddua
- Gocunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acışmak, Çekinmek, Kaçınmak, Üstüne Götürmek, Alınmak
- Acınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüf
- Yazınsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebî
- Kaçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılmak, Sızmak, Uzaklaşmak, Benzemek, Girmek, Kaçınmak, Kırmak, Koşmak, Sıvışmak, Tüymek, Yok Olmak, Firar Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü