Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür - Geçerli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Fişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurşun
- Tecrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtım, Yalıtım, İzolasyon, Soyutlama, Tekitme, Ayırma
- Biçare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı, Çaresiz, Gariban
- Ateşkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakışma, Mütareke
- Yıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senelik, Bülten, Dergi, Kitap, Salname
- Eprimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhilal Etmek; Bozulmak; Yumuşamak; Erimek
- Basket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manka, Çember
- Kemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nicelik
- İptida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, En Önce, İlk Önce, İlkin
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Gerçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aslında, Vakıa, Her Ne Kadar
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Vukuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacarıklık, Bilgi, Bilik, Anlama, Bilme
- Alaylı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli, Müstehzi
- Hoppanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoplamak
- Perişan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Dağınık, Harap, Karmakarışık, Pejmürde, Perakende, Zavallı, Bozgun, Ezgin
- Bilinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağ, Şuur, Zihin
- Tespit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek, Saptamak, Vermek
- Sahan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapılca
- Neşriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayın, Yayınevi
- Tıntın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Bomboş, Boş, Cahil
- Kıl Kuyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Zayıf, Züğürt
- Özsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usare
- Çeşitkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokgen
- Şehadetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma
- Zindelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinçlik
- Muallim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, Okutman, Öğretmen
- Duyuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiar, İntiba
- Sektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Dal, Kesim, Kol
- Telaffuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Söyleniş
- Çapraşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girift, Karışık, Muğlak
- Bukağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstek
- Miğfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Tolga, Tuğulga
- Soygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Yağma
- Otokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saltçılık
- Boşboğazlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırvalamak
- İştahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğazsız
- Hazırlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Yetişmek
- Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıt, Anlam, Atasözü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü