Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah - Abatlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzelleşme, Şenlenme, Yakşılaşma
- Mukavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- Şenelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Keyiflenmek, Serpilmek Yurt Haline Gelmek, Meskun Olmak
- Bozgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu Bozanlık, Fesatçılık, Fitnecilik
- Dâhice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökelice
- Mürşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Rehber
- Tevettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Kuartet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtlü
- Yaşarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemlenmek, Islanmak
- Jurnalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz, Muhbir, Fitleyici
- Organizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme, Kuruluş, Kurum, Teşkilat, Örgüt
- İsabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Değmek, Gelmek, Kazanmak, Rastlamak, Vurmak
- Sarfiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harcama(lar), Gider(ler), Masraf
- Hinoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz
- Memnunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvanç
- Temaşacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyirci
- Muhteva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçerik, Mazmun, Kapsam, Öz
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Başarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffak Olmak
- Yaşam Öyküsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- İtiraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Söyleme, Bildirme
- Zir Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çer Çöp
- Bindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Katmak
- Belirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebarüz, Tezahür
- Veremli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Oportünist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eyyamcı
- Vakar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlılık, Temkinlilik, Yalım, Onur
- Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Postacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulakçı
- Çıngı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elektrik, Kıvılcım, Parça, Zerre
- Ağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehir, Zıkkım
- Taam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni, Yemek, Yiyecek
- Döşekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minder, Şilte
- Yaymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Propaganda
- Cinsilatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Lâtife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra, Şaka
- Yancık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep, Kese, Cüzdan
- Nokta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak, Konu, Yuv, Çekit, Bekçi, Benek, Derece, Gözcü, Nöbetçi, Puan, Radde, Sınır, Yer, Durak
- Sınai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endüstriyel, Uransal
- Öz Yapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakter, Kişilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü