Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ahraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz - Kollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Gözlemek, Himaye Etmek, Korumak
- Büyütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Mübalağa Etmek, Bakmak
- Kullanımda Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Kayaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya
- Cesaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklilik, Gözü Peklik, Bahadırlık, Ataklık, Atılganlık, Cüret, Güven, Yürek
- Esin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlham
- Pusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Saklanmak
- Deprem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Sarsıntı, Zelzele, Zerzele, Yer Sarsıntısı
- Zor Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsadere
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Kokteyl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışım
- Mahsulât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler
- Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Ankebut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örümcek
- Saymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibari
- Cesamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, İrilik
- Yakışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasüp
- Mail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri, Eğik, Eğinik
- Sarkıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Mandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Leffetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçine Sokmak, İliştirmek
- Asıllar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul
- Narenciye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turunçgiller
- Sohbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Söyleşi, Yarenlik
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
- Yüzükoyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzüstü
- Pinhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Saklı
- Mevki Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevzilenmek
- Rahatsız Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Çatışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişik, Mütenakız
- Çaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toy
- Barışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulhperver, Barışsever
- Kızışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiddetlenmek, Hareketlenmek, Artmak, Hızlanmak
- Vurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, İsabet
- Kollayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafız
- Boğulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Sıkılmak, Bunalmak, Gark Olmak
- Erimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Tükenmek, Yok Olmak
- İştahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğazsız
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü