Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Er kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Asker, Yiğit, Kahraman, Sahip, Yetenekli, Kişi, Koca, Mert, Nefer, Zevç, Ehil, Erken - Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Oligarşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takımerksel
- Oflaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefis, Enfes, Fevkalâde, Güzel, İyi, Mükemmel, Güzel
- Kamu Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai Rey
- Arınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek, Rahatlamak
- Çadır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Keçe, Çerge, Oba, Otağ
- Ay Işığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehtap
- Lekelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Makûs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz, Kötü, Ters
- Hatip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmacı, Aytaç, Natık
- Müsteşarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcılığı
- Güdücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban, Sürücü
- Engelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakat
- Düğüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ukde
- Gıcık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Siftinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Zaman Geçirmek
- Sırf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalnız, Salt, Tamamıyla, Büsbütün, Ancak, Baştan Aşağıya Kadar
- Tayyare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçak
- Sille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şamar
- Çatışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Kavga, Dek
- Boyut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Ebat, Kapsam, Mikyas, Nitelik, Ölçü, Buut
- Etkili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Canlı, Dokunaklı, Güçlü, Keskin, Kuvvetli, Müessir, Tesirli, Yanık, Yüksek
- Kusurlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- Stoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımlamak
- Bilimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgin
- Kırmağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veba
- Donsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Yoksul
- Yalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenilir, Muteber, Onurlu, Ağır Başlı, Vakur
- Bağlantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrtibat, İlgi, Birlik, İlişki, Rabıta, Temas
- Dayanışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El Birliği, Hemreylik, Tesanüt
- Kanuni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Bivefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefasız
- Hukuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzel
- Sabır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Dayanık, Katlanma, Çıdam, Beklim
- Mösyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Bay
- Keke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- Bahtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu, Talihli
- Geçerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibarlı, Makbul, Muteber
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü