Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Boyut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Ebat, Kapsam, Mikyas, Nitelik, Ölçü, Buut - Tez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, Çabuk, Süratli, Yarım Yamalak
- Çamurlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak
- Şehremini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye Başkanı
- Çalkamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalkalamak
- Hilkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtrat, Yaradılış
- Tevessül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Girişmek
- Fırka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümen; Parti
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Kutsallaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsamak
- Ambar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo, Kiler
- Güneş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün
- Hipopotam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Aygırı
- Evhamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntulanmak
- Başöğretmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür
- Patronaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetim
- Tafsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Ayrıntılama
- Peylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak, Sağlamak, Temin Etmek
- Ardışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevali, Ardıl, Aralıksız
- Antipati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmezlik, Soğukluk, İticilik, Sevimsizlik
- Rezillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Asillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet
- Sazende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sazcı
- Rastlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Düşmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
- Sakar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, Sarsak, Nakolay
- Uçantop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Voleybol
- Önem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehemmiyet, Hüküm, Yer
- Lakap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Ad, Müstear
- İntibak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Uymak
- Dar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ensiz, Kıt, Elverişsiz, Zorlukla, Ancak, Az, Ev, Mahdut, Sıkı, Yetersiz, Yurt
- Çil Çil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Hüsün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzellik
- Tanılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımak, Teşhis Etmek
- Uzunluk Dairesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
- Tercümanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmenlik, Tilmenlik
- Erinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşenmek
- Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür
- Beniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Yüz Rengi, Bet
- Sele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepet
- Loder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükler
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü