Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bahtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu, Talihli - Façalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Tutkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmış, Bağlı, Düşkün, Hasta, Mecbur, Meftun, Yangın
- Tüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülger
- Delidolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patavatsız
- Kazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafriyat, Hâk
- Sadır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan, Göğüs, Kalp, Sadrazam, Sine, Yürek
- Tahmini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaklaşık, Kararlama
- Velevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velev
- Takdir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkışlamak
- Serüven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macera, Sergüzeşt
- Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükbaba, İhtiyar, Yaşlı, Baba, Büyük Baba, Cet
- İyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükün
- Ayrıcalıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyazlı
- Cingöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Uyanık, Hiç Aldatılamayan
- Detay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Tafsilat, Teferruat
- Zarafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelik, Nezaket, Zariflik, Güzellik
- Delta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatalağız
- Haya Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak
- Vücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Beden, Cisim, Ten, Üst, Üzeri, Varlık
- Şaşırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize
- İfsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşalık
- Berelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak
- Nisbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oran
- Bulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endişe, Keder, Ebr, Stratus
- İhtiyaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınarak
- Atfetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsnat
- Hesaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünülmüş, Hesaplanmış, Ölçülü, Tedbirli, Tutumlu, Ucuz, Tasarlanmış
- Günülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Radyasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıma, Işınım
- Laşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leş, Öleş
- Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp
- Esaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşmek
- Kömek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaheret, Torpil, Yardım
- Sabitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Akar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı, Akışkan, Sıvı
- Muhasebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymanlık
- Falan Festekiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan Filan
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Tecessüm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Canlanmak
- Teavün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımlaşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü