Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şamar - Denetleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetim, Kontrol, Murakabe, Teftiş
- Fulya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nergis, Zerrin
- Geçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasından Çıkmak, Akmak, Etkilemek, Tesir Etmek, Atlamak, Aşmak, Bırakmak, Bitmek, Buyurmak, Girmek, Gitmek, Harcamak, İşlemek, Kalmak, Kapmak, Olmak, Oturmak, Sirayet Etmek, Sönmek, Tükenmek, Vazgeçmek, Yaşamak, Yermek, Yürümek
- Dert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Çile, Elem, Gaile, Hâl, Kambur, Kaygı, Keder, Kor, Sorun, Ur, Üzüntü, Yara, Süreğen Hastalık
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Jeneratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üreteç
- Tavlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Mutfak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşhane, Aş Damı, Aş Evi
- Sınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Eleştiri, Prova, Tecrübe
- Düşman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasım, Yağı
- Tezahür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme, Belirti, Görünme, Gözükme
- Eksen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Dingil, Mihver, Ok
- Körfez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyort
- Reddeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddetmek
- Serili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmış, Serilmiş
- Üniversite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darülfünun, Birdem, Fakülteler Birliği
- Tamamlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamam
- Sakıncasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin
- Eşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavi, Aynı, Muvazeneli, Beraber, Müsavi, Tay
- Direnim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnat
- Gezinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Softa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- İçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayyaş
- Paye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Rütbe, Orun
- Cinsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşeylik
- Kafile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Konvoy
- Heveslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Teltik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Yanlış
- Yığıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meclis, Toplantı
- İstifra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusma
- Beyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Dide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- İsteyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçli, Bile Bile, Kasten, Kasti, Mahsus
- Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın
- Mevcut Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulunmak
- Aytışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atışmak, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Siga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Eğrice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Sineği, Büvelek
- Muaraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga
- Öcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garez, Kin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü