Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�ekerli ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Narenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turunç
- Cüsseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Yarı, İri Yapılı, İri Gövdeli
- Kuyumcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zerger, Mücevherci
- Kara Düzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- İbaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşan, Meydana Gelen, Oluşmuş
- Düşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Santra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortayuvarlak, Orta, Merkez
- Metanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanık, Dayanıklılık
- Moruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, Baba, İhtiyar, Koca
- Karşılıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevapsız, Yanıtsız, Bedelsiz, Bedava, Fahri
- Mizan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Terazi, Sağlama
- Günahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Masum
- Ata Ana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebeveyn
- Müfret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Bireysel, Teklik
- Artı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif, Toplama İşareti, Zait, Fazlalık
- Durgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekte
- Meditasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünüm
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Dörtte Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeyrek
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
- İmza Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol Çekmek
- Düzlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz, Ortam, Yassı, Müstevi
- Nesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinti
- Kuvvetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir, Güçlü, Keskin, Saygın, Üstelik, Üstün
- Ahbapça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten
- Emel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İstek, Amaç, Gaye, Erek, Maksat
- Bağlantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrtibat, İlgi, Birlik, İlişki, Rabıta, Temas
- Metot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul, Yol, Yöntem
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Tezahür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Mahfazalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfuz
- Nüfuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik, Sinme, Fer, Kuvvet, (İçine) Geçme, Sözü Geçme, Erk, Güç
- Tebdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirme, Kılık
- Belirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Tebarüz Ettirmek, Tasrih Etmek, Açıklamak, Göstermek, Kaydetmek, Kesmek
- Kros kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Koşusu
- Bent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Set, Bağla, Germeç, Büğet, Bağ, Baraj, Eklem
- Dumanlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışmak
- Kamyonet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pikap
- İnayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, İyilik, Yardım, Kayra, Atıfet
- Ole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü