Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Merhem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare - Nahif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Çelimsiz, Zayıf
- Birtakımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazısı, Kimi, Kimisi
- Kuruyasıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Örnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emsal, Göstermelik, Misal, Numune, Biçim, Şekil, Model, Tıpkısı, Misil
- Neve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torun
- Geçinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Dolanmak, Ölmek, Taslamak, Uzlaşmak, Yaşamak, Bağdaşmak, Uyuşmak
- Hâllenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek
- Mamur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Geciktirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Işıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Aydınlık, Mutlu, Ziyalı
- Haleldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozulmuş
- Gazaplandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Kulüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pakt
- Girev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyet, İpotek, Rehine
- Sedimantasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökelme, Tortullaşma
- Çağırtmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tellal
- Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tum
- Beti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
- Akşam Namazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Şalgam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çumor
- İhtiyar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlanmak
- Vizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm, Ülkü, Sağgörü, Gösterim, İleri Görüş, Uzgörü
- Uyarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberdarlık, İhtar, İkaz, Tembih, Uyarma
- Meyyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Transit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Durmaksızın
- Erbain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırk
- Musahhih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltici, Düzeltmen
- Klasik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşik, Alışılmış
- Şef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lider, Önder, Yöneten, Baş
- Sallanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irgalanmak, Kımıldamak, Sarkmak, Titremek
- Bakıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişangah
- Feyyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- İhmal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak, Terk Etmek
- Egemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Hükmeden, Hükümran
- Yapamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak
- Tecrübe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Dövüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruşmak
- Sakıncalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzurlu
- Müzekker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eril
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü