Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabut - Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- Destani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epik
- Akbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar
- Hükmetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahakküm
- İstek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Dilek, Emir, Gönül, Heves, İrade, Kasıt, Keyif, Meram, Murat, Rağbet, Rıza, Sevda, Şevk, Talep, Eğilim
- Masun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmuş, Saklanmış
- Artçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümdar
- Emektar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- İnanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Güvenmek, Kani Olmak, Yutmak, İman Etmek
- Gergi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde
- Sıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- İcra Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek, Yapmak
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Konsantrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunlaşma, Derinleşme
- Güçlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Dayanıklı, Demir, Diri, Gürbüz, Kadir, Korkunç, Kudretli, Kuvvetli, Muazzam, Üstelik, Yüksek
- Velur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadife
- Form kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Şekil
- Giriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç
- İcazet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, İzin, Müsaade, Onay
- Ulaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişiklik, Bitişikte
- Mahlas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme Ad, Tahallüs
- Bulanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Puslu, Dumanlı
- Bölümleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasnif
- Silsile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıra, Soy Sop, Atalar
- Var Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Durmak, Yaşamak, Yatmak
- Nazikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik
- Espri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakalı Söz, Nükte
- Kötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Aşağı, Aşırı, Berbat, Çok, Döküntü, Duman, Fena, İbret, Kaba, Kaput, Kara, Kör, Melun, Nadan, Nahoş, Pis, Sıfır, Şer, Tehlikeli, Yaman, Yaş, Endişe Veren
- Harbiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Apaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- İstismarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürücü
- Sismolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimsel
- İğfal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Çevrilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdut
- Sây kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, İş, Çalışma
- İflas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batkı, Fiyasko
- Teşkilatlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkil Edilmek
- Övmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilalamak, Methetmek, Tariflemek, Sena Etmek
- Muharrer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü