Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zinet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs, Ziynet - Daldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak
- Tanımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarif Etmek
- Gıpta Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmrenmek
- Hoşnutluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
- Tekvin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Kare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtgen, Dördül, Murabba
- Bol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Çok, Bereketli, Ferah, İyi, Mebzul
- Kamuoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkârıumumiye, Halkoyu
- Şarkiyatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilimci
- Selikasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoyrat
- Az Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Zaviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Köşe, Küçük Tekke, Bucak
- Soğutkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu
- Kavlükarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz, Sözleşme
- Haya Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak
- Hortum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burağan
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Temayüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilme, Farklanma
- Kabak Kemane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
- Cazip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici
- Oyunbozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızıkçı
- Şam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Hep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemi, Cümle, Daima, Hemişe, Hepsi, Kamu, Mecmu, Tamamıyla, Bütün, Tüm Olarak, Her Zaman
- İşgal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak, Tutmak
- Kolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manşet; Polis Veya Jandarma, Zabıta
- Müslüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Maktul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürülmüş
- Politika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyaset, Yöntem
- Oydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir
- Tebaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruk, Vatandaş
- Fevk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Yukarı
- Rahle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek, Küçük Masa
- Çırağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum, Kandil, Lamba
- Ateh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunama, Bunaklık
- Çökelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık, Kesik, İkşimik; Çökel, Tortu
- İnkişaf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kalkınmak
- Faktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsur, Etmen, Etken
- Masat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileği
- Sermedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi, Sonsuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü