Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Çok, Bereketli, Ferah, İyi, Mebzul - Gemilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersane
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Sürsalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstüne Yürümek, Hücum Etmek
- Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Çizgi, Sınır, Yazı, Yol, Geçek, Kanal
- Şefkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevecenlik
- Saygıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Baskı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basılış, El, Neşir, Tahakküm, Tazyik, Yumruk, Zor
- Maşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet
- Tümce Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
- Umut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Rüya, Ümit, Ferahlık
- Şule kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Yalım
- Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Bacı, Aba, Bacı, Mama
- Burcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Itır, Güzel Koku
- Nedim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş
- Ulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakalat
- Sızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Sızıldanmak, Vızıldamak, Yakınmak, Dert Yanmak, Şikayet Etmek, Tazallüm Etmek, Şekva Etmek
- Divane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Deli, Kaçık
- Leksikografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlükbilim
- Ezber Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezberlemek
- Kompresör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Tartışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübahase Etmek, Münakaşa Etmek
- Yöneten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür
- Mızrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargı
- Kandela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Bilgisizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Zir Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çer Çöp
- Kümelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- İttihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Yayınevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat
- Empoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayatma
- Burulgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdap
- Serzeniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başa Kakma, Takaza
- Basamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Evre, Kerte, Derece, Ayak, Gömlek, Hane, Kademe, Merhale, Pilleken
- Ampirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel
- Nüks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Virajlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönemeçli
- Lamba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtaç, Çıra, Ampul
- Rendelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaçlamak
- Bol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Çok, Bereketli, Ferah, İyi, Mebzul
- Yakasız Gömlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü