Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manşet; Polis Veya Jandarma, Zabıta - Yolukucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı
- Giysi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Çul, Don, Elbise, Entari, Giyecek, Giyim, Kıyafet, Paltar, Üst, Üzeri, Libas
- Zırvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğazlık Etmek, Cefengiyat Söylemek, Saçmalamak
- Yaratmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Sabitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Sağlıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Dimdik, Doğru, Esen, Gerçek, Güvenilir, İyi, Sağlam
- Kapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Geçmek, Kıstırmak, Koparmak, Tutmak, Bellemek
- Cebretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Retrospektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geriye Dönük, Dünden Bugüne
- Yonmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontmak
- Anında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Temizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arılık, Saflık
- Şenaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Kötülük
- Bungunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Islık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fışkırık
- Bekri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Ayyaş
- Kararmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlaşmak, Kederlenmek, Canı Sıkılmak
- Kurşun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Mermi
- Caiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yerinde, Gerekli, Yerinde Sayılan, Yakışık Alan
- Zifos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Trikotaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgücülük
- Sonuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet, Geri, Meyve, Netice, Öz, Özet, Skor
- Küreken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat, Enişte, Güvey
- Mevlut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevlit
- Fasih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Salahiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili
- İbaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşan, Meydana Gelen, Oluşmuş
- Öldürücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıcı
- Fenomen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Görüngü, Olay
- Tevettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Paralel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enlem, Koşut, Muvazi
- Çevren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufuk, Göz Erimi
- Huruç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış, Göç
- Havadis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber
- Ebedî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlelebet, Ölümsüz, Sonsuz
- Beste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Ahenk, Hava, Melodi
- Binici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süvari, Atlı, Sipahi
- Tasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyas
- Hayati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli, Yaşamsal
- Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü