Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tekvin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak - Fâni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü
- Kof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz, İçi Boş, Mazmunsuz, Bilgisiz, Yetkisiz, Güçsüz, Dermansız
- Sangılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemleşmek
- Dangalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Bön, Ahmak, Kalın Kafalı, Akılsız, Aptal, Düşüncesiz, Kaba
- Abdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafetlilik, Sululuk, Şıralılık, Taravetlilik
- Sufle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fısıltı
- Kıpırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kımıltı
- Doygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Açgözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harislik, Heves, İhtiras, Tamahkârlık
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
- Bitaraflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansızlık
- Köşegen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutur, Diyagonal
- Ski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayak
- Kılıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek
- Yumulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Girişmek, Saldırmak, Kapanmak, Örtülmek
- İtalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğik
- Çekyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanepe
- Sınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Bozulmak, Kırılmak, Dağılmak, Perişan Olmak
- İhya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlandırma, Diriltme, Dirim Verme; Geliştirme, Güçlendirme; Umut, Erinç Verme
- Eğitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye
- Arz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Yanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanma, Şikayet, İlenme, Beddua; Tekrar
- Meta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal, Ticaret Malı, Sermaye
- Kapama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres
- Sınalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamera
- Eski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Emektar, Ezelî, Külüstür, Paçavra, Sabık, Deneyimli, Tecrübesi Olan
- İkmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleme, Tümleme, Bitirme, Tamamlama
- Kilitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapamak, Kenetlemek, Kıfıllamak
- Yaşlılar Yurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Kürecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilye
- Uygun Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Sığmak, Yakışmak, Yaklaşmak
- Meftuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkunluk
- Sağılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağmal
- Göz Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Atmak
- Ötümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert
- Zait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artı, Fazla, Gereksiz, Artık, Art
- Epilepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarık, Sara
- Yakışık Almamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmamak, Uygun Düşmemek
- Bıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usandırmak, Bezdirmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü