Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tekvin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak - Zorluklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülat
- Sabahleyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabah
- Başkent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başşehir, Payitaht
- Üs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Esas, Kök, Temel, Özek, Dayanak
- Besteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr, Kompozitör
- Darılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Azarlamak, Gücenmek, İncinmek, Kırılmak, Küsmek, Paylamak
- Anzarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Cibilliyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz
- Psişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel
- Kovuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koğuş, Oyuk
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- Bırakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereke, Miras
- Lağvedilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırılmak; Geçersiz Kılınmak, Feshedilmek
- Çözmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halletmek, Kurtarmak, Açmak, Yeçmek
- Rejisörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmenlik
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Çingülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamelya
- Avukat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklavcı
- Mitos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Mit
- Doyunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıka Basa
- Netameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu, Tehlikeli, Tekin Olmayan
- Kınnap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sicim
- Sakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşen, Düşük; Merih, Mars
- Sismometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depremölçer
- Bitirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuçlandırmak, Tamamlamak, Tüketmek, Bağlamak, Devretmek, Kotarmak, Mahvetmek, Süpürmek, Temizlemek, Yemek, Yormak
- Büyükbaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamal
- Görmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıyaben
- Maksat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Garaz, Gaye, Hedef, Kasıt, Meram, Niyet, Tasavvur, Yol, İstek
- Tutanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zabıt, Zabıt Ceridesi, Zab Varakası, Rapor, Mazbata
- Hızla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Açılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Genişlemek, Bollaşmak, Delinmek, Yırtılmak
- Tefriş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşemek
- Künde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Köstek, Oyun, Tuzak
- Görünüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara, Zevahir
- Hasbelkader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlantı Sonucu Olarak, Tesadüfen
- Broşür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitapçık, Risale
- Kutup Yıldızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Kazık
- Teşrif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurma, Onurlama, Şereflendirme
- Yaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermek, Duyurmak, Otlatmak, Neşretmek, Vermek, Yazmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü