Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan - Karartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlık
- Maşrık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Kâse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çanak, Piyale
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- Bükülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım
- Yaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duman, Huysuz, Kötü, Beğenilen, Fena, Korkulan
- Öşür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ondalık
- Korkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Kritik, Netameli, Tehlikeli, Vahim
- İzah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Tahassür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özleyiş, Özlem, Pıhtılaşma
- Adaptasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarlama, Uyma
- Cemaziyelevvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş
- Geçit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Bel, Belen, Derbent, İntikal, Transfer
- Dizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Balalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahim
- Eğik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilmiş, Eğri, Meyilli, Mail, Şev
- Tapalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaçlamak
- Gıpta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmrenme
- Kişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Er, Erkek, Eş, İnsan, İsim, Koca, Nefer, Nüfus, Şahıs, Şahsiyet, Zat, Kimse
- Saadetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Mazruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçerik
- Bağımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstakil, Tek Başına, Azat, Hür, Özgür, Özerk, Mutlak
- Sağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savdırmak, Teşfiye Etmek
- Aydın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Entelektüel, Münevver, Kültürlü, Okumuş, Görgülü, İleri Düşünceli, Işık Alan, Işıklı, Aydınlık, Sarih, Somut, Vazıh, Veciz, Ziyalı
- Huzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Işın Demeti
- Vukufsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz
- Sadme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Sarsıntı, Tokuşma, Vurma
- Lazımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Ticaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecim, Kâr
- Civciv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüce
- Keke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- Gevşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Hoşlanmak, Sakinleşmek, Sevmek, Tavsamak, Yatışmak, Yumuşamak
- Alın Yazısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talih, Mukadderat, Yazgı, Kader, Baht, Talih
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Kembağal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Sefil, Yoksul, Züğürt
- Meçhul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinmeyen, Belirsiz, Bellisiz, Bilinmedik
- İnkıbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabız, Keder, Sıkıntı
- Yabanıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşi, Yabani, İlkel
- Vasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varan, Ulaşan, Birleşen
- İşkillenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak, Pirelenmek, Şüphelenmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü