Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik - Nakışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlemek
- Anda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam
- Tifo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karasıtma, Yatalak, Karahumma
- Sava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Muştu
- Kabartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek, Çıkıntı, Kabarcık
- Telepatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyumsal
- Otamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedavi Etmek
- Endokrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçsalgı
- Atamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Kaldırmak
- Boysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bodur, Bacaksız, Bastıbacak
- Cidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Zar, Çeper
- Titretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Lehçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalekt, Ağgan
- Erinçsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Rekzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmek, Kurmak, Saplamak
- Kalas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kereste, Tir
- Nan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Yavru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bala, Çocuk, Evlat, Döl, Küçük
- Çermik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplıca, Ilıca
- Tembellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehavet
- Şekilcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimcilik
- Efsunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçülük
- Güven Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Söve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve
- Hatırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsamak, Anmak, Bilmek, Bulmak, Çıkarmak, Dönmek
- Işıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl, Işıldak
- Mensup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üye
- Büyük Anne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine
- Tefriş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşemek
- Kaptan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efe
- Teklifsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerisiz, Laubali
- Kavuştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakarat
- Seçilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzide, Seçme
- Esirgemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Bağışlamak, Himaye Etmek, Sakınmak, Saklamak, Diriğ Etmek
- Aldatılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazık
- Anılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlanmak, Yâd Edilmek
- Ortada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsus
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Anormal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağan Dışı, Sıra Dışı, Dengesiz, Aykırı, Aşırı, Düzgüsüz, Davranışı Bozuk, Deli
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü