Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik - Mujik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Zihin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlak, Bellek, An, Bilinç, Dimağ, Hatır, Kafa, Yâd
- Gizem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, Sır
- Esna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Sıra, O An, O Sıra
- Tercüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Çeviri
- Suistimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, Suiistifade, Kötüye Kullanma, Yolsuzluk
- Derme Çatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Keyfiyetsiz, Uydurma, Üstün Körü, Bozuk Düzen, Önemsiz
- İmport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışalım
- Erken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Er
- Kabullenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek
- İşlemez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Sarkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla Taş, Stalaktit
- Biriktirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Tutmak, Yığmak
- Tahrif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirme
- Elmacık Sümüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Kemiği
- Yıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senelik, Bülten, Dergi, Kitap, Salname
- Filigran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu
- Sü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker
- Finiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitme; Varış
- Oryantalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkiyat
- Susamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşne
- Kızışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiddetlenmek, Hareketlenmek, Artmak, Hızlanmak
- Müşkülat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetinlik, Güçlük, Güçlükler, Zorluk, Zorluklar
- Örfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Kaldığında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kala
- Begayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- İhtiyaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınarak
- İdaresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumsuz, Yönetimsiz
- Gemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vapur, Tekne
- Nazire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Söz
- Başsağlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taziye
- Kare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtgen, Dördül, Murabba
- Kırmızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Kızıl
- Gösterge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İm, İşaret, Nişan, İndikatör, Müşir, Belirtke
- Tüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hamı, Hepsi, Kül, Tam, Tamam, Tümsek, Topu
- Müşkülpesent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İratçıl, Titiz
- Tabiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltmanlık, Hekimlik
- Küf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pas
- Kollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Gözlemek, Himaye Etmek, Korumak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü