Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cedit, Taze, Acar, Gıcır Gıcır, Henüz, Sıfır, Kullanılmamış, Nev - Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek
- Moruklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Yaşlanmak
- İdea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir
- Tağyir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Çaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ajan, Casus
- Tuğrakeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğracı, Nişancı
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Vasl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulama
- Takanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak, Borç, İlişki, Takıntı
- Geçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh, Hat
- Pervasızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmadan
- Tuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Don, Şalvar
- Teessüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Acıma, Üzülme, Acınma, Yerinme, Yazıklanma
- Hodbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencil, Egoist
- Müslüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Hasretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Önel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Mühlet
- Hâkimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıçlık
- Algı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak, İdrak, Kazanç, Rüşvet, Vergi, Anlama
- Federal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Egzersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıştırma, Meşk, İdman
- Mahfuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmuş, Saklanmış, Saklı, Korunaklı
- Böhtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Uzuv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aza, Organ, Unsur, Üye
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Eliminasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleme
- İdrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Erişme, Algı, Dimağ, Akıl Erdirme
- Sanem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Put
- Duygulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassis Olmak
- Destroyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Savaş Gemisi, Torpido Muhribi
- İnsiyaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçgüdüsel
- Zahmetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emeksiz, Çabasız, Kolay
- Zayi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Yitmek
- Çalıdikeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Çalı
- Orun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mesnet, Mevki, Mansıp
- Faal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Hamarat, Canlı, Aktif, Etkin, Cevval, Hareketli
- İşve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Eda, Naz, Kırıtma
- Atölye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlik
- Abur Cubur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, İşe Yaramayan, Faydasız, Yararsız
- Çolpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceriksiz, Hünersiz, Acemi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü