Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Destroyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Savaş Gemisi, Torpido Muhribi - Öncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Öncü
- Seyyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akışkan
- Müsavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit, Bir
- İnikâs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanmak, Yansımak
- Hıyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Salatalık
- Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, Siyah, Yiğit
- Sihirbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücülük
- Nev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Çeşit, Tür
- Peyvent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşı
- Gafleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, Birden, Birdenbire, Zıpçıktı
- Namahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Yabancı
- Nazikâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edeple
- Tarassut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetlemek, Gözlemek, Müşahede Etmek
- Masör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovman
- Karşın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen, Karamazdan, Muhalif, Muarız
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Ivır Zıvır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cefengiyat, Küçük, Lakırtı
- İnceltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törpülemek
- Hilafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkusuz
- Eğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Geçici, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Takma, Üstünkörü, Yararsız, Uyumsuz, Yakışmamış
- Ma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ve
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Espressivo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İçten
- Dayanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstenit
- Meşebeyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korucu
- Palavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Yalan Söz, Balon, Yalan Danışma
- Kala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmış
- Demirbaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avadanlık, Envanter
- Triyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- Mübahase Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek, Tartışmak
- Beli Bükük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı
- Boğanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağanak
- Çap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Bozuk, Dolaşık, Eğri, Ölçek, Kutur, Ölçü, Değer
- Tevkici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Gâvur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, Acımasız, Merhametsiz, İnsafsız, Gaddar
- Laik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgen, Dinayrısı
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- Buut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Uzaklık, Uzunluk
- Tutkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Esenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selamlamak, Veda Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü