Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek - Görümce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baldız
- Basmakalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klişe, harcıâlem, bilineni tekrarlayan, sloganvari
- Sepici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabak
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Terhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Terk Etmek
- Kuyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akrep
- Maznun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanık
- Hâlbuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oysa, Oysa Ki, Aksine Olarak
- Bağlılaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık
- Tıpkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Tam, Tamamıyla, Tıpatıp, Özdeş, Ayrımsız, Tam Benzeri
- Aceleci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvecen, Acul, Çabuk, Farfara, Kıvrak
- Hiza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrultu, Cerge, Sıra, Düzlük
- Öğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğürmek
- Gevrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Sulu
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- Aktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkin, Canlı, Çalışkan, Hareketli, Cevval, Faal
- Vahdaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik
- Banal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıradan, Bayağı
- Veriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş
- Temadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme
- İşçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş
- Yüzey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satıh, Üst, Üzeri, Yüz
- Kamera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınalga, Alıcı, Kameraman, Almaç, Kameriye, Çardak
- İnhilal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Dağılmak
- Ekstra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelikli, Olağandışı, İyi, Vasıflı, En İyi, Fazladan
- Kurtuluş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halas, Selamet, Necat
- Hun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan
- Antlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavele, Nişancı, Pakt
- Buzulkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diuca Speculifera
- Karanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkin, Karışık, Sıkıntı, Üzüntü, Zifiri, Zulmet
- Homurtu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mırıltı
- Koyuvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak, Salmak
- Üşenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinmek, Tembellik Etmek, Yüksünmek
- Soy Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl
- Mahsullü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velut
- Cızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cızırdamak
- Patron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşveren, Biçit, Kalıp, Sahip
- Zırva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Boş Söylemek, Boşboğazlık, Cefengiyat, Boş, Anlamsız, Saçma Sapan
- Mütemadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Tabip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor, Sağaltman, Sagan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü