Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sersemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılık - Bidayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlama, Başlangıç
- Murahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Salgıt
- Müzmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreğen, Kronik
- Restore Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmak
- Spermatozoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tohum
- Orası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ora
- Kavram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazmun, Mefhum, Karın Zarı, Periton, Fehva, Nosyon
- Göç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınma, Nakil, Muhaceret, Hicret
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Davranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Hareket Etmek, Kalkmak, Yapmak
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Mütemadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Müstakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Ayrı, Ayrık, Baştak
- Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Dizi, Düzen, Gün, Hiza, Nöbet, Rabıta, Saf, Silsile
- Heveslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Rakip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasım
- Steril kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınık, Kısır
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- Anamal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermaye, Kapital
- Sevinçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesut, Neşeli, Şen
- İtikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İman, İnanma, İnan
- Derakap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Yaralanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, İncinmek, Kırılmak
- Parazit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalak, Cızırtı, Tufeyli
- Od kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Emel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İstek, Amaç, Gaye, Erek, Maksat
- Karizmatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkileyici, Ergisel
- Aşağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt, Kötü, Adi, Bayağı, Hor, Süfli
- Bentlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Korkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Kritik, Netameli, Tehlikeli, Vahim
- Latilokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokum
- Arızalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sınmak
- Terslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Reddetmek
- Sulh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barış
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Seçmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müntehip, Saylavcı, Seçici
- Finish kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varış, Varım
- Pek Az kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ender, Nadir
- Abluka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatma, Sarma, Muhasara
- Bilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuf
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü