Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Çeşit, Tür - Galip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenen, Üstün, Baskın, Üstün Gelen, Yenici
- Kıyafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Giysi, Elbise, Kılık
- Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kadar
- Tallahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vallahi
- İnç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parmak
- Falan Festekiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan Filan
- Dızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Soymak
- Komite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Encümen
- Nazarıitibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, İlgi
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- Öz Saygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, İzzetinefis, Onur
- Bahse Girmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüccet Etmek, Mübahase Etmek
- Tadat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak
- Politik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasal, Siyasi
- Haricen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan
- Sauna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğulu Yunak, Buhar Banyosu
- Kırınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Can Sıkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunaltıcı, Boğucu
- Yedek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Redif, Yular
- Oyalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgal
- Santrifüj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özekkaç
- Örneksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyaslamak
- Otel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konakçı, Mihmanhane, Yolcu Evi, Misafirhane
- Çatışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişik, Mütenakız
- Hasretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Ati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikbal, Gelecek
- İç Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- İnsiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçgüdü
- Destani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epik
- Aracısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğrudan
- Bulanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Uzgörür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas
- Öğütçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaiz
- Arka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri, Art, Peş, Dal, Dayı, Dip, Ense, Torpil, Üst
- Badalak Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelmek, Çelmelemek
- Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm, Karar, Kaza, Mahkeme
- Sukut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşme
- İyilikbilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nankör
- Mukaddema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Evvelce, Önce
- Tevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtma, Üleştirme, Tevziat, Yaydırma, Yayma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü