Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet - Tuğyan Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak, Taşmak
- Veca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı
- Cangıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Konak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menzil, Merhale, Misafir
- Sıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Teleoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erekbilim
- Daha Güzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Monte Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmak
- Enfraruj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızılötesi
- Bravo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aferin, Yaşa
- Ervah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhlar
- Küs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dargın
- Tıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Katı, Muhkem, Sıkı, Tıknaz, Dolgun, Şişkin, Kalın, Yağlı, Yoğun
- Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, İlim, Marifet
- Kayırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himmet, İltimas, Koltuk
- Harp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Savaş, Muharebe
- Ufacık Tefecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz
- Tamlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün
- Örgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Mahsulât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler
- Yağdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağlık, Dalkavuk
- Görünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Tebarüz, Tezahür
- Huy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damar, Doğa, Hasiyet, Haslet, Mizaç, Seciye, Tabiat, Tıynet, Yaradılış, Âdet, Alışkanlık
- Uyumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Eğreti
- Zırvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğazlık Etmek, Cefengiyat Söylemek, Saçmalamak
- Yokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rampa, Bayır, Çıkış
- Defans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savunma
- Talimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Direktif, Emir, Yönetmelik
- Oynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Hareket Etmek, Karıştırmak, Kımıldamak
- Pompa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişireç
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Bodyguard kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyucu
- Alışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit
- Firkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılış, Ayrılık
- Tutacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Tutaç, Tutak
- Çöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaban, Bozkır, Sahra, Badiye, Kumluk
- Kurtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Halas Etmek, İdare Etmek, Tüketmek
- Onalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifa Bulmak
- Çalkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırpan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü