Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kurtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Halas Etmek, İdare Etmek, Tüketmek - Tanrısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, İmansız, Putperest
- Olası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümkün, Muhtemel
- Kadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Eskimiş
- Şehbender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsolos, Elçi
- Humbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara
- Kudret Hamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıca
- Üşengeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek, Tembel
- Sahip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İye, Ehil, Haiz, Malik, Koruyan, Is, Koruyucu
- Hempa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Omuzdaş
- Farımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak, Usanmak, Vazgeçmek, Yaşlanmak, Yıpranmak, Yorulmak
- Gizleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Baba Tatlısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şambaba
- Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Ayırmak, Bırakmak, Çekmek, Dokunmak, Eklemek, Etkilemek, Katmak, Salmak, Terk Etmek, Vazetmek, Vurmak, Yakınmak
- Mevhibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Vergi
- Sahiplenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Korumak
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Payanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek
- Sunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma, Parça, Arz Ve Talep
- Nezaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Denetlemek
- Burağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hortum
- Utanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Yüz
- Gıcırı Bükme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Yersiz, Zoraki
- Pansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınak
- Prezantasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtma, Sunma
- Ağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ağırbaşlılık, Salmak, Baskı, Etki, Kalın, Külfet, Rehavet, Sorumluluk, Takı, Tartı, Yük
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Makaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Parapet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpeşte
- Çis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudret Helvası
- Omlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygana
- Yine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Gene, Yeniden
- Talep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilek, İstek, İstem
- Tasavvuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemselcilik, Sufilik
- Anık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır, Müstait
- Algılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derk Etmek
- Aksaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Yapışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılmak, Sataşmak, Tutmak, Musallat Olmak
- Milimi Milimine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam
- Embriyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dölüt, Oğulcuk
- Realizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü