Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Veca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı - Domates Dolması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma
- Olabilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemelen, Mümkün, Olur, Olanaklı
- Umur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem, Aldırış Etme, Önem Verme, İşler
- Sabun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöven
- Mantıksal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantıklı
- Sayıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Huruç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış, Göç
- Halaskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velinimet
- Gicişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Kanser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmebeni
- Bilamübalağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmadan
- Yalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil
- Kalıtımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrsî
- Manasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Boş, Yararsız, Yersiz
- Kötürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Teessür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Yurttaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatandaşlık
- Kuruntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evham, Fikir, Kuşku, Şüphe, Vehim, Vesvese, İşkil
- Uyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet, Tebaa, Vatandaş
- İstihsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Elde Etme; Üretim
- Oyulgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplamak, Sokmak
- Teyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulama, Gerçeklemek, Sağlamlaştırma
- Huzurevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinçevi, Kocalar Evi
- Şirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeriklik
- Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Ebed kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Pürtük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Kabarcık
- Tekinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabu
- Yeregeçen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havuç
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Rabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağ, Bağlantı, Düzen, İlgi, İlişki, Komünikasyon, Sıra, Ulaşım, Tutarlık
- Derman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Takat, Mecal; İlaç; Çıkar Yol, Çare
- Derinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplantı, Derme Çatma, İnsan Sürüsü, Güruh
- Satma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey
- Komik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülünç, Mezeli, Güldürücü
- Çekelez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sincap
- Isınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcaklaşmak, Alışmak, Benimsemek
- Çalkanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak
- Seziş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü