Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ucuzlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuzlaşmak - Prezant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtımcı, Sunumcu
- Sermaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapital, Konu, Servet, Varlık, Anamal, Başmal, Anapara
- Sille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şamar
- Belirten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlayan
- Gedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyaz, Kertik, Yara, Büyük Çentik, Rahne, Çatlak, Aralık, Kusur, Bırakı
- Çabukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezlik, İvedi, Sürat, Hız
- Pisi Pisine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Belgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Sarih
- Kaynaklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Mecelle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap
- Renksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soluk
- Kaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlçe, Yargı, Kötü Olay
- Tekebbürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıntı
- Sağgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basiret
- Simsar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komisyoncu, Aracı, Tellal
- Payitaht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent, Başşehir
- Akraba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısım, Kohum
- Sedimantasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökelme, Tortullaşma
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Hoparlör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesucaltan
- Kafadaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Alışılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutat
- Yıpranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, Aşınmak, Harap Olmak
- Terettüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Amansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsafsız, Acımasız
- Çağlayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Kaynarca
- Yavru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bala, Çocuk, Evlat, Döl, Küçük
- Familya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Eş, Fasile, Karı, Bölüm
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- Alt Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım
- Sert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Demir, Dik, Haşin, Hırçın, Katı, Keskin, Kızgın, Pek, Sıkı, Ters, Sarsıcı, Hoşgörüsüz, Gönül Kırıcı
- Avadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demirbaş
- Alışkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışkan
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Sosyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Topluluk, Toplum, Zadegân
- Yazı Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grafoloji
- Dayanabilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Kapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Kantar, Tele
- Yüz Kiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Karası
- Aybaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü