Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hissedar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paydaş, Ortak, Paycı - Neticelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuçlanmak
- Vesayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasilik
- Ferde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Top
- Yüzükoyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzüstü
- Pipet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamış
- Gazaplandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Sarıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca
- Harmoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Düzen, Uyum
- Yenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galip
- Vefalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefakâr
- Şeker Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker
- Dinleti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konser
- Bağlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambalaj, İlhak, Paket, Saz
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- İşare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma, Telmih
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Hidrofor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subasar
- Diklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşı Gelmek, Kafa Tutmak
- Siz Dizimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sentaks
- Muhakeme Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Yargılamak
- Latifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Latif
- Raddelerinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sularında
- Kibir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Böbür, Burun, Gurur, Kasıntı, Büyüklük, Ululuk, Büyüklenme, Onur
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Kalburüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin, Değerli, Güzel, Seçme
- Muallel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Sakat
- Emniyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenliksiz
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- İzahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Duş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Dökünme
- Saçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Neşretmek, Savurmak, Serpmek, Dağıtmak, Döknek, Yaymak
- Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam, İs, Sürgü, Sürme
- Cinayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıya
- Tedavülde Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Ufo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçan Teğre
- Betimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvir Etmek
- Görmezlikten Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmezliğe Vurmak
- İnzal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirme
- Mürgüleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü