Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam - Kayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Kaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Düşünce, Efkâr, Endişe, Gaile, Gam, Merak, Tasa, Üzüntü
- Gergin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Sinirli
- Hâlbuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oysa, Oysa Ki, Aksine Olarak
- İlâhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısal, Mükemmel
- Olamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanaksız, Gayri Mümkün
- Kökleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüs
- Rüstik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köysel
- Toplumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumla İlgili, Topluma İlişkin, İçtimai, Maşerî, Sosyal
- Şehbender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsolos, Elçi
- Arkaüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtüstü
- Bulutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Berrak
- Fakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Ama, Lakin, Yalnız, Birak
- Varlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palazlanmak
- Ateşli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkun, Hararetli
- Göveri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Donanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücehhez
- Repertuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Salahiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili
- İlkgüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylül
- Ekspoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Tartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar, Oran, Ölçü, Vezin, Çeki, Ağırlık
- Mısır Tavuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Mukaddes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Veli
- Yer Yuvarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Yerküre
- Bitkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorgun, Halsiz, Bitap, Güçten Düşmüş, Harap, Tapsız, Turşu, Üzgün
- Domur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarcık, Tomurcuk
- Basit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın, Kolay, Sıradan, Süssüz, Gösterişsiz, Görgüsüz, Düpedüz, Yalınç, Bayağı, Cılız, Mahdut, Olağan
- Prodüktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretkenlik, Verimlilik
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Sadakatsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhanet
- Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik
- Aşinalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışıklık
- Facialı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Yakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak, Bestelemek, Dağlamak, Dökmek, Kavurmak, Mahvetmek, Tutuşturmak, Vurmak, Koymak, Sürmek
- Muhakeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılama, İrdeleme, Kıyaslama, Uslamlama
- Propaganda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymaca
- Menkıbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dini Hikaye
- Bataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmak
- Tok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doymuş, Koyu, Gür Ses
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü