Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Varlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palazlanmak - Sütbeyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apak, Bembeyaz
- Cerrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici, Dilenci
- Adlı Sanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü
- Tavış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses, Ün
- Zamanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakitli
- Gerdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunluk, Gerdanbent
- Meşveret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışmak
- Keşki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşke
- Tahmis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beşleme
- Eşkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim
- Hülya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Hayal
- Eğleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet
- Dayanaklık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Sekreterlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmanlık
- Yalavaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peygamber
- Edevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aletler, Gereçler, Avadanlık
- Mevt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Asaletli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Memnun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşnut, Mutlu, Kıvançlı, Kıvanmış
- Okazyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Gün Gülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelincik
- Bayındır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamur, Bakımlı, İmar Edilmiş, Abat
- Gestalt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Boy, Durum, Yapı
- Gözetmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Evren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Cihan, Kâinat, Zaman, Ulu, Felek
- Hücum Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Çatmak, Saldırmak, Sarmak, Yürümek
- Tav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun Durum, Semizlik (Hayvanlarda), Kıvam
- Saye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge, Yardım
- Birisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biri
- Doğruca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğru
- Apansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aniden, Ansızın, Birdenbire, Apansızın
- Don kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Külot
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Kas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adale
- Kuşanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takmak
- Karınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- İltifat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilenme, Hoş Söz, Tatlı Davranma, İlgilenme, Rağbet Etme
- Kabarcık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek, Uçuk
- Ölçümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslamlamak, Muhakeme Etmek; Takdir Etmek
- Çökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü