Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhakeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılama, İrdeleme, Kıyaslama, Uslamlama - Tevellüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğum
- Göz Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Atmak
- Gidiş Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh
- Kolaylıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Rahat
- Duruluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklık
- Yığıp Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Tırı Vırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Boş, Değersiz
- Dolandırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deleduzluk, Fırıldakçılık
- Arıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Aksaklık, Aksama, Çaparız, Engebe, Kusur
- Kıssalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısas
- Yağış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Prospektüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarife, Tanıtmalık
- Nâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Alaz
- Garplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batılı
- Gazaplandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Biraz Önce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Antrakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara
- Kabristan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezarlık, Gömütlük
- Şipşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Hemencecik, Çabucak
- Şehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belde, Kent, Memleket, Büyük Kent, Şar
- Selbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Çıtırbom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türedi
- Talihsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedbaht
- Meczup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Sapık
- Kodifike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlenmiş
- Fiskos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pıçapıç
- Kart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, İhtiyar, Bayat, Kartpostal, Köhne
- Yayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Büyümek, Çıkmak, Çökmek, Otlamak, Sirayet Etmek, Sıvışmak, Sızmak, Yansımak, Yaygınlaşmak
- Lekelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Korku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Endişe, Tehlike, Vahşet, Kaygı, Muhatara
- Mükellef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Ağır, Özenli; Yükümlü
- Zehirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağılı
- Tevil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Yakıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkili, Dokunaklı, Yakan
- Ara Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arada Bir, Arada Sırada, Bazen, Bazı Bazı, Kimi Vakit, Kimi Zaman, Zaman Zaman
- Zevzeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Herze
- Firar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçma, Kaçış, Kurtulma
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Yazıhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Ofis
- Sarpın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silo
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü