Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Terk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakma, Ayrılma - Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Tekmillemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- Sahra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Çöl, Ova
- Tefrika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazı Dizisi, Bölün
- Görülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlanmak, Seçilmek
- Tertipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Ödenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Tahsisat, Ayrıltı
- Değnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sopa, Çomak, Cop, Çubuk, Matrak
- Davranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Hareket Etmek, Kalkmak, Yapmak
- Formasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimlenme, Yetişim
- Cansiperane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canını Verircesine, Özveriyle
- Pimpiriklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkulanmak
- Zevceyn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı Koca
- Konsept kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Görüş, Kavram, Tarz
- Emlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Taşınmazlar, Gayrimenkul
- Bedavadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
- Tanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, İspatlamak
- Feminizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatunculuk
- Karışılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdahale Edilmek
- Yalnız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Ama, Bir, Hemen, Sade, Salt, Tenha, Şu Kadar Ki
- İstihlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketim
- Eğiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğim, Yamukluk, Meyil
- Elgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garip, Yabancı, Gurbette Yaşayan, Gurbetçi
- İnat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
- Ultraviyole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morötesi
- Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- Akdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önce
- Epey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Hayli, Oldukça, Oldukça Çok, Az Denmeyecek Kadar
- Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birader, Küçük Bacı, Küçük Kardeş
- Bağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sihir, Büyü
- Yokumsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkar Etmek
- Maddesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maddi
- Öfke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Sinir, Kızgınlık
- Üzülme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessür
- Ulam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nicelik, Nitelik, Zümre, Grup, Kategori
- Savmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırmak, Defetmek, Kovmak, Savuşturmak, Atlamak, Geçirmek, Geçmek
- Damga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Kaşe, Mühür, Nitelik, Nişan, Belirti, İz
- Nazar Boncuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Boncuğu, Tek
- Nefha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinti
- İttifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşma, Bağdaşma, Anlaşma, Bağlaşma, Birleşme, Oy Birliği
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü