Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Salih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar, Elverişli, İyi - İzafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıntı, Mal Etme, Bağlama
- Kolektivizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşacılık
- Kanalizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atık Arkı, Lağım, Şebeke
- Alacakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Toplu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişko, Tıknaz, Yığın
- Ortada Olmaksızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıyaben
- Asabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirli
- Hazandide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solgun
- Çiroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz
- Klasiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşiklik
- Utangan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utangaç, Sıkılgan, Mahcup
- Son Teşrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasım
- Çapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Postacı
- Muahharen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonradan
- Azletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Uzaklaştırmak, Azat Etmek, Kenar Etmek
- Muhtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Erkin
- Bellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Marka, Ayraç
- Naçar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Düşkün, Zavallı, Umarsız
- Antipatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimsiz, Soğuk, İtici
- Baş Göz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlendirmek, Birleştirmek
- Tretuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Genç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jön, Civan, Körpe, Taze, Yaş, Dinç, Toy
- Uray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye
- Fırdolayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepeçevre
- Sarsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Silkelemek, Silkmek
- Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı
- Vasati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta
- Öçürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozan, Silgi
- Oyuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Oyuk
- Kağnı Arabası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağnı
- Teveccüh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüz, Yakınlık Gösterme, Çevrilme, Yönelme, Sevgi, İlgi
- Görüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet, Konuşma, Musahabe, Mülakat, Müzakere, Temas, Ziyaret
- Sene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıl
- Saraka Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- Kötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Aşağı, Aşırı, Berbat, Çok, Döküntü, Duman, Fena, İbret, Kaba, Kaput, Kara, Kör, Melun, Nadan, Nahoş, Pis, Sıfır, Şer, Tehlikeli, Yaman, Yaş, Endişe Veren
- Televizyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleçmen
- Telif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derleme, Uzlaştırma, (Eser) Yazma
- Bedii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen Estetik
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Eşkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü