Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Basmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Çap Etmek, Çökmek, Kaplamak, Örtmek, Tabetmek, Vurmak - Karmakarışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık, Perişan
- İlkel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayri Medeni, Barbar, En Adi, İptidai, Primitif
- İnfisah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Dağılmak, Kokuşmak
- Eğrice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Sineği, Büvelek
- Kızılca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızamık, Kızıl
- Sayman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhasebeci, Muhasip, Hesap Uzmanı
- Yaçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotoğraf, Kılık
- Açlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıtlık, Yoksulluk
- Kişilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Şahsiyet, Karakter, İnsaniyet
- Büyükanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Nene
- Düzlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesviye Etmek
- Kaparo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pey
- Hoppanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoplamak
- Teoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilim
- Gerçekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Realist
- Nüks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Tasfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtma, Temizleme, Ayıklama, Özleştirme
- Alelade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıradan, Olağan, Bayağı, Doğal, Sıra İşi
- Cahilane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizce, Toyca
- Küstah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyesiz, Saygısız
- Kazıklı Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetanos
- Radyatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Petek, Isıtaç, Soğutaç
- Öfkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Asabileşmek, Gayzlanmak, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Kızmak, Kudurmak, Sinirlenmek
- Ayazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teras
- Anide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Maarif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Öğrenim
- Fire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksilme, Eksik, Noksan, Ağırlık Yitimi
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Gömmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Batırmak, Defnetmek
- Nesib kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Kaynana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayınvalide
- Semi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşitme
- Maksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun
- Uyuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gicişme, Kaşınma, Kotur
- Hükümranlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkimiyet
- Öteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici
- İtilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtibas
- Hakketmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazmak
- Münafıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinsilik
- Cezrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü