Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dizmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürettip - Kaos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık, Kargaşa
- Berber Dükkânı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berber
- Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Kollamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Gözlemek, Himaye Etmek, Korumak
- Suçlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- İmar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abadanlık, Abatlık, Bayındır, Bayındırlık
- Pazıbent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolçak
- Papatya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çobanyastığı
- Yasmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercimek
- Tahrirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betik
- Tuturgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durtut, Zapturapt
- Sabah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz, Sabahleyin, Seher, Yarın
- Teçhizat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatım, Donanım
- Harabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Ören Yeri, Örenlik, Enkaz, Kalıntı
- Haydutlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşkıya
- Ağ Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Retina
- Salmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Dökmek, Katmak, Koymak, Saldırmak, Sermek, Sürmek, Uğratmak, Yüklenek, Sarkıtmak
- Defnetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömmek, Toprağa Vermek
- Mertçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitçe
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Hisse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay, Tutam
- Küfür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövgü, Kalay, Sövüş
- Savak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Salak
- Kekre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımtırak, Ekşimsi, Buruşturucu
- Çalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Tafralı, Havalı, Kibirli
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
- Plaçka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapul
- Hür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Bağımsız, Erkin, Özgür, Serazat, Serbest
- Reform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İnkılap, Islahat, Düzeltim, Yeğleme
- Şalter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Gişe, Çevirgeç
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Dışderi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ektoderm
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Yekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Durup Dururken, Birdenbire, Derhal
- Koltuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pohpohlamak
- Kibrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kav, Alışkan, Kükürt
- Önemsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühimsemek, Saymak, Takmak
- Dizelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liste
- Siyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasa, Politika
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü