Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Misli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Katı - Emniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asayiş, Emin Amanlık, Güven, Güvenlik, İtimat, İnanma, İnanç
- Mutfak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşhane, Aş Damı, Aş Evi
- Ayan Beyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besbelli, Apaçık, Açık Seçik Bir Biçimde
- Etkilenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir
- Yapma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suni, Yapay, Yapmacık
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Çile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eza, Cefa, Azap, Zahmet, Bela, Dert, Gam, Kelep, Sıkıntı
- Kesin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kati, Kesinlikle, Mutlak, Değişmez, Maktu
- Bakaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürbün
- Kamp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşerge
- Saygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Hürmet, İhtiram
- Söz Temsili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Gelişi
- Kompresör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Fiyatlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalılaşmak
- Yaslanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstenit
- Güvenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asayiş, Emin Amanlık, Emniyet, Emniyyet, Tehlikesizlik
- Safi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katıksız, Net, Sadece, Duru, Sadece, Temiz, Yalnız, Som
- Yunak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamam
- Tenzilatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimli
- Beşeriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanlık
- Bakımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Legal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni, Yasal, Meşru
- Vefat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Yine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Gene, Yeniden
- Seçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saylamak, Ayırmak, Bulmak, Görmek, Tanımak, Teşhis Etmek, Farklı Görmek, Üstün Görmek
- Dikuçar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helikopter
- Yelletke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fan, Vantilatör
- Yazıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahsız, Masum
- Hafifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğnice
- Adilane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaletçe, Hakça, İnsaflıca
- Bilek Damarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nabız
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Tahakkuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekleşme, Hayatileşme
- Temaşacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyirci
- Safdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Görünüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara, Zevahir
- Zuhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünme, Ortaya Çıkma, Belirme
- Mahrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yörünge
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü