Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Te�ri ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Hizmetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Pencere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Amaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garaz, Kasıt, Meram, Murat, Tasavvur, Uğur
- Buhari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şömine
- Araştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meraklı, Mütecessis
- Aksamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakik
- Namert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak, Alçak
- Çepçevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etrafını Alarak, Yüzük Kaşı
- Berk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı, Sert, Haşin, Sağlam, Rasin, Kıskıvrak, Tıkız
- Kâfir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Saymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Demek, Gitmek, Hürmet Etmek, Önemsemek, Sıralamak, Tanımak, Tutmak
- İdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme, Ölüm Cezası
- Temin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç Verme; Sağlama, Gerçekleştirme, Elde Etme
- Özgürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürriyet, Erkinlik
- Trekking kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ Yürüyüşü
- Nite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasıl, Niçin
- İhtimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belki, Olasılık, Şans, Belki, Ola Ki
- Zıddiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Tenakuz, Uyuşmazlık, Karşıtlık
- Erk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktidar, Kudret, Kuvvet, Nüfuz
- Milletlerarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- Pabuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabı, Başmak
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
- Zirzibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- Daha Güzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Tinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhi, Manevi
- Ayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicran, İhtilaf
- Topaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırfıra, Fırlangıç
- Fezleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Özet
- Özellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni, Hassa, Husus, Hususiyet, İlim
- Ahiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbür Dünya, Öteki Dünya
- Bırakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Gebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Hamile, İki Canlı, Yüklü, Aylı
- Beyazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağarmak, Beyazlaşmak
- Büzülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Buruşmak, Kırışmak, Ufalmak
- Biçimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeklî
- Minder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Dışarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşra
- Belge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vesika, Delil, Doküman, Senet
- İkramiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödül, Mükâfat, Prim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü