Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Taramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek - Acıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhamet, Rahim
- Tansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Katiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Ayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Tutmak, Yeğlemek, Açmak, Bölmek, Kesmek, Koymak, Saklamak, Sökmek, Üleşmek, Vermek
- Hemşire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıp Bacısı, Şvester, Kız kardeş, Bacı, Simil
- Koruma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Muhafaza, Müdafaa, Vikaye
- Şalban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tomruk
- Telhis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Keşmekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık
- Seyir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürüyüş, Gidiş, İzleme, Temaşa, Piknik, Bakma, Eğlendirici
- Bahusus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hele, En Çoğu, Özellikle
- Haksızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülevsizlik, Mağduriyet
- Mürettebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa, Çalışman
- Eziyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Bekleyivermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek
- Gürbüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Muhkem, Sağlam
- Şirin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Hoş, Melahatli, Sevimli, Tatlı, Cana Yakın
- Başı Dumanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Esrarengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemli
- Korkutan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu
- Nadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Rab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı, İlah, Allah
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Parıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl
- Yârenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaşlık, Muhabbet, Sohbet, Söyleşi, Dostluk, Şakalaşma, Şaka
- Nod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumru
- Asıllar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul
- İktifa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanmak, Yetinmek
- Karıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Şakketmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Yarmak
- Fikirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- İlgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edat
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Öfke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Sinir, Kızgınlık
- Nan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Tek Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekpare
- Grip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paçavra Hastalığı, Enflüanza
- Muaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışık, İmtiyazlı, Özgür, Serbest
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü