Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sukut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek - Esvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Giyecek, Elbise
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Taziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başsağlığı
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Şaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak, Şaşalamak, Tanlamak, Hayret Etmek
- Presleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırma
- Aheste Aheste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Eşdeğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muadil
- Ciklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Homojen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşik, Bağdaşık
- Gecikme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rötar, Tehir
- Yerleşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Yurtlanma
- Şembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumartesi
- Komisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnceleme Kurulu, Alt Kurul, Encümen, Komite; Simsariye
- Avanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alık, Aptal, Enayi
- Çabalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht Etmek, Gayret Etmek, Çalışmak, Uğraşmak, Debelenmek, Yanmak
- Üleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bölünmek, Bölüşmek, Paylaşmak
- Taayyün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme
- Mülayemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık
- Gitgide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Giderek
- Dolanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Geçinmek, Gezmek, Karışmak
- Batın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karın, Göbek, Kuşak, Üren, Döl, Nesil, Gömlek
- Zıpır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Delişmen, Kaçık, Hoyrat
- Kepenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere Kapağı
- Davetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrıcı, Çekici, Çağıran, Davet Eden
- Boylam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meridyen, Tul, Uzunluk Dairesi
- Yanarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşale
- Gıpta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmrenme
- Yadsılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumsuz, Menfi, Salibe
- Yurttaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatandaş
- Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Yağmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Mahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Sanatkâr, Usta, Uzman, Yırtıcı, Eli Uz
- İlahe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umay, Tanrıça
- İkna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnandırma, Kandırma, Kanış Verme
- Olamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanaksız, Gayri Mümkün
- Skandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Fıkıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Adet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tane, Sayı
- Keşmekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü