Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Esvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Giyecek, Elbise - Hücum Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Çatmak, Saldırmak, Sarmak, Yürümek
- Çapul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soygunculuk, Yağma, Talan
- Barışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevecen
- Tahmin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Ummak
- Nifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, Ara Bozuculuk, Ayırga, Ara Açıklığı, Karıştırıcılık, İkiyüzlülük
- Cadılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlu, Aksak, Düzensiz, Hurda, Dargın, Berbat, Çap, Eğreti, Gergin, Kaput, Karışık, Kızgın, Kötümser, Ucuz
- Anakent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metropol, Büyük Şehir
- İspat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, Ortaya Çıkarma, Tanıtlama
- Sipariş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Toplanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtima
- Kademli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlu
- Alçı Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Esenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık, Sıhhat, Selam Et, Afiyet
- Resepsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabul; Resmi Şölen
- Erişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Enfes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade, Çok Güzel, En Güzel
- Denyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Emanet, Rehin, Sersem
- Prenses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kinz
- Lösemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan Kanseri
- Zayi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Yitirmek
- Malum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belli, Bildik, Bilinen, Bilinmiş, Bilindik
- Dikkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanıklık; İlgi, Özen
- Donatım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teçhiz
- Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkyaz, İlkbahar, Yaz, Baharat
- Karacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftira, İsnat
- Tanımamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddetmek
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Sevmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Vermek, Hoşlanmak; Okşamak
- Usûli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntemsel
- Barlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velut
- Tavizci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncü
- Gerçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakiki, Asıl, Başlıca, Ciddi, Doğru, Doğruluk, Hak, Hakikat, Sadık, Sahici, Tam, Temel, Vaki, Sahiden
- Acıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acmak
- Göresin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acaba, Acep
- Razı Salmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlünü Etmek
- Örme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Trikotaj, Triko, Dantel, Örgü
- Gerçekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Doğrudan, Fiilen, Hakikat, Hakikaten, Nitekim, Sahi, Sahiden, Yakinen
- Dondurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzkaymak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü