Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suvarmak - Morg kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölühane
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Dinlence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil
- Basmakalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klişe, harcıâlem, bilineni tekrarlayan, sloganvari
- Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Nakletmek, Atmak, Çalmak, Dayanmak, İletmek, Katlanmak, Öldürmek, Sevk Etmek, Sökmek
- Cereyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım; Akıntı
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Çin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıtay
- Yalın Kat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Üstünkörü
- İstisnai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Ayrık
- Er kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Asker, Yiğit, Kahraman, Sahip, Yetenekli, Kişi, Koca, Mert, Nefer, Zevç, Ehil, Erken
- İmam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Molla, Önder
- Dokunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ellemek, Batmak, Değinmek, Değmek, Dürtmek, Etkilemek, İlişmek, İlmek, Karıştırmak, Koymak, Sataşmak, Temas Etmek, Vurmak, Zarar Vermek
- Metanetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Metin
- Toygan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Yumruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- İtibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, Kadir, Kredi, Onur, Ölçü, Rağbet, Saygınlık, Prestij
- Ham Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham Mal
- Bölgesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahalli, Yöresel, Lehçe
- Cıbıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Ezber Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezberlemek
- Çurçur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Nefaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefislik, Güzellik, Oflazlık
- Uyandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkaz
- Benlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik, Şahsiyet, Kendilik, Gurur, Kibir
- Ulaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrak
- Yüzüyola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Hararet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcaklık, Coşkunluk, Isı, İsilik, Susuzluk
- Derk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Kavramak
- İrtihal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Niye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden, Niçin
- İstihlakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Kıyaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Mukayese Etmek, Oranlamak, Salıştırmak
- Kandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkna
- Bunaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Sıkmak
- Vadeli Hesap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadeli Pul
- Kaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgüsüz, Özensiz, Abullabut, Çirkin, Ham, Hantal, Kabak, Kalas, Kötü, Köylü, Nadan, Yoğun, Yoz, Sakil
- Şatır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Fiyakasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cakasız
- Oyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Dans, Düzen, Entrika, Hile, Kumar, Külah, Olta, Sahne, Temaşa, Temsil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü