Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mevkut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik, Süreli - Temizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arılık, Saflık
- İntizar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Gözlemek
- Mıhsıçtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Majüskül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genil İmce
- Zir Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çer Çöp
- Eli Selek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, Cömert
- Eğmeçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri
- İane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Yardım
- Laflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Sohbet Etmek
- Tevil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Tutarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Nakolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakar
- Görme Engelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Kör
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Sunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz Etmek, Yollamak, Göndermek, Takdim Etmek, Tanıtmak, Çıkarmak, Tutmak
- Boktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Bismillah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besmele
- Çuğul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jurnal, Muhbir
- Çalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık; Verev Kesilmiş; Yan Yan Giden
- Bir Numara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Tek
- Aksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Bölen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maksumunaleyh
- Ne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangi, Nasıl, Ne, Neden
- Villa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Tutuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapsetmek, Tutmak
- Gözcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmen, Nokta
- Acele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Tez, İvedi, İvedilikle, Hızlıca, Hemen, Tacilî, Telesik
- Acer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni, Taze
- Vardırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Götürmek
- Revalüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer Artırma
- İncinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak, Gücenmek, Kırılmak
- Dalalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapkınlık, Azgınlık, Yoldan Sapma, Sapınç, Doğru Yoldan Ayrılma
- Ur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Şiş, Tümör, Yenitüreme
- Şetaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşe, Sevinç, Şenlik
- Okullu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Ümera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amirler, Buyurmanlar
- Alışveriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişki, İş, Muamele, Münasebet, Pazar
- İkinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Sıradan
- Açılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Genişlemek, Bollaşmak, Delinmek, Yırtılmak
- Bireşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sentez
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü