Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Harabelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enkaz - Dikbaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıntı
- Teşebbüs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Girişmek, Koyulmak
- Nalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklık, Ayakman, Takunya
- Nasılsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Gürüldemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tangırdamak
- Dahiyane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahiye Yakışır Biçimde, Dahice
- Viyadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşıt, Kuru Köprü
- Gicişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Niçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden, Niye
- Skeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncuk, Küçük Oyun
- Düğmük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğüm
- Unvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adres, San, Başlık
- İstek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Dilek, Emir, Gönül, Heves, İrade, Kasıt, Keyif, Meram, Murat, Rağbet, Rıza, Sevda, Şevk, Talep, Eğilim
- Rahimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Merhametsiz
- Müebbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Ömürlük, Yaşadıkça
- Eğlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Oyalanmak, Alay Etmek, Alem Yapmak, Durmak, Gezinmek, İzlemek, Lağa Koymak, Maskaraya Koymak, Seyretmek
- Sıdk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk
- Dargın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küs, Küskün, Soğuk
- Kılgılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanışlı, Uygulamalı, Ameli, Tatbiki, Pratik
- Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Paravan, Zar
- Nallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlamak, Öldürmek
- Taife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takım, Tayfa
- Gidi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Sunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma, Parça, Arz Ve Talep
- Müşkülat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetinlik, Güçlük, Güçlükler, Zorluk, Zorluklar
- Alakadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgili
- İhya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlandırma, Diriltme, Dirim Verme; Geliştirme, Güçlendirme; Umut, Erinç Verme
- Yüzlemece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicahi
- Zevzeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Herze
- Dosya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizeç, Şahsi İş
- Selam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenleme, Merhaba
- Evhamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntulanmak
- Aht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant
- Rahatça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Saplantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikrisabit, Sabit Fikir, İdefiks
- Gayrimütecanis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrışık, Ayrı Cinsten
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- Tanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak, Şaşakalmak
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Bahri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denize Ait, Denizel, Denizsel
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü