Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Divanelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik - Nebze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Bir Parça, Pek Az
- Tavlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Tarihçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müverrih, Tarih Öğretmeni
- Kûhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- Objektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnel, Mercek
- Mihmandar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukçu
- Faal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Hamarat, Canlı, Aktif, Etkin, Cevval, Hareketli
- Kızan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delikanlı
- Tahsisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek, Karşılık, Ayrıltı
- Hafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedil
- Siyasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasal
- Hiyerarşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Derece Düzeni, Koram
- Seyrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralıklı, Nadir, Nadiren, Ara Sıra, Kimi Zaman
- İde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce
- Bağlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İttifak Etmek
- Ne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangi, Nasıl, Ne, Neden
- Ahenkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumlu
- Basar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Sulugözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Sulu
- Özenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özen
- Yeğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskın, İyi, Katı, Üstün, Zorlu, Şiddetli
- Berat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Patent, Nişancı
- Çöreklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak, Yayılmak, Çökmek, Çömelmek, Yerleşmek
- Cilve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naz, Eda, İşve, Tecelli
- Elhak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrusu, Gerçekten
- Ecnebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, El, Ağyar
- Makaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Nick kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Ad
- Kupür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Vızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlamak, Sızlanmak
- Dadanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak
- İzhar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Göstermek
- İstilacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstevli
- Yoldaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Yaren
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Ketenpere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- İyileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirilmek, Kaynamak, Yakşılaşmak, Salah Bulmak
- Gönül Belası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- İsmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Arılık, Dürüstlük, Temizlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü