Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Senetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgesel - Nom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun, Yasa
- Viladet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğuş
- Talipli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Talip
- Tesirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkisiz, Geçişsiz
- Ülke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet, Diyar, El, İklim, İl, Memleket, Mülk, Toprak, Yer
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- İzdivaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Marazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Keşke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bari
- Enstantane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Ferment kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maya
- Hasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşman, Rakip, Yağı, Antagonist, Anaz
- Üzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Kederli, Karamsar, Hüzünlü, Umutsuz Ümitsiz, Bitkin, Kırık, Mahzun, Meyus, Üzülmüş, Neşesiz, Tasalı, Gamlı, Dermansız
- Silah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusat, Yarak, Etken Araç, Savut
- Özgülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Hassa
- Süzek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filtre, Süzgeç
- Kantitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niceleyici
- Özgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Has, İçin, Mahsus, Muhtas
- Sinerji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevdeşlik, Güç
- Safsata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgicilik, Sofizm; Boş Söz, Asılsız Söz
- Web kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ, Tor
- Tembihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Takatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- Kılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etmek, Yapmak
- Mugalata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıltmaca
- Tutarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rabıta, Uygunluk
- Bizzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kendi, Kendisi, Şahsen
- İlişkilendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak
- Zir Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çer Çöp
- Kudurganlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgınlık
- Korkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak, Ürpermek, Yılmak, Dehşete Kapılmak, Endişe Etmek
- Tezgâhtarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Methetmek
- Pense kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaç
- Halk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Seyyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezmen, Gezgin, Turist
- Tırpan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerenti
- Benzer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzeri, Müşabih, Mümasil, Dublör, Benzeşim, Bir, Emsal, Kabil, Misal, Nüsha
- Özlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişi, Zat, Özdek, Öz Madde, Cevher, Nelik, Mahiyet, İş, Kar, Husus
- Eğit Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pedagoji
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü