Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Web kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ, Tor - Antet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Simge
- Bükülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım
- Çapaçul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıksız, Hırpani, Pasaklı
- Karşılıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekabil, Çapraz, Zikzak
- Halk Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Oylaması, Referandum
- Harbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harp Okulu
- Masör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovman
- Murdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis
- Enbiya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaçlar, Nebiler, Peygamberler
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Laf Cambazlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Miktar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doz, Nicelik, Ölçü, Rakam, Oran
- Örgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Triko, Şebeke, Ağ, Örme, Yapı
- Kontrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlaşma, Mukavele, Sözleşme
- İrsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtımsal
- Mekruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç
- Alıştım Yandım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Bakaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürbün
- Habaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Yağhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağevi
- Korkmama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Ödevcil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazifeşinas
- Mümessil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsilci, Oruntak, Temsilci, Başkan
- Pazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Piyasa
- Nallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlamak, Öldürmek
- Boyun Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vecibe
- Biçimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeklî
- Kadirşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerbilir, İyilikçi, İyilikbilir
- Tıpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaç
- Pespayelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Nişasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ket
- Bahtsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talihsiz, Bedbaht
- Sanem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Put
- Büyütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartma, Mübalağa, İlave
- Kuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susuz, Nemsiz, Çelimsiz, Çıplak, İskelet, Sıska, Zayıf
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Adaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişanlanmak
- Ruhlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü