Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kantitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niceleyici - Arıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafiyet, Zayıflık
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Seyelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akma, Akıntı
- Asla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiçbir Zaman, Katiyen, Kesin Olarak, Hiçbir Biçimde, Kesinlikle
- Dikinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşaat
- Patronaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetim
- Değgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ait, İlişkin, Dair, İlgisi Olan, Mütaallik
- Gecelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konaklamak
- Toplumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumla İlgili, Topluma İlişkin, İçtimai, Maşerî, Sosyal
- Ikıl Ikıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Yekta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Eşsiz
- Nesil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Ev, Göbek, Kuşak, Tohum, Üren, Soy
- Kıl Kuyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Zayıf, Züğürt
- Çaçaron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Çenesi Düşük, Boşboğaz
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Toka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutturmalık; El Sıkışma
- Muganni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı
- Deli Dolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Patavatsız
- Odak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkez, Mihrak, Özek
- Paravan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Suçlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Harikulade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü, Eşi Görülmemiş, Çok Güzel
- Mürgülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Kahveyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahverengi
- Sargın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Yürekten
- Hamile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Yüklü
- Başmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermaye
- Yığılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek, Kümelenmek, Toplanmak, Yıkılmak
- Alçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zillet
- Muhakkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle, Mutlak, Sağlam, Şüphesiz, Her Durumda, Ne Olursa Olsun
- Bozukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza, Fesat, İllet, Sekte
- Burum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm
- Tahavvül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek, Dönüşmek
- Yarım Yamalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Eksik, Elüstü, Fevrî, Tez, Üstünkörü
- Politikacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasetçi
- Telmih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıştırma, İham, İm, İşare, İmleme
- Turist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezgin, Seyyah
- Ehliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, Yetenek, Kabiliyet, Sürücülük Vesikası, Uzluk, Yetki
- Havalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli, Havadar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü