Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sefine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi - Gizleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Mücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Önlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak, Takaddüm Etmek
- Mütevehhim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak, Ödlek
- Beniâdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdemoğlu, İnsan, İnsanlar
- Kağnı Arabası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağnı
- Telmih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıştırma, İham, İm, İşare, İmleme
- Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Canciğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Çok Yakın, Sıkı Fıkı, Pek İçten
- Yenilgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlubiyet, Bozgun, Hezimet, Yenilme
- Cerbezeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilli, Girgin
- İstavroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haç
- Zaruri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlu, Mecburi, Elzem, Gerekli
- Sürücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban, Şoför
- Uğraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Didişmek, Savaşmak
- Uzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Hayyiz
- Muharebe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak
- Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- Talih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın Yazısı, Baht, Devlet, Devran, Kader, Kısmet, Nasip, Sur, Şans, Uğur, Yıldız
- Uzmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Marifet
- Muhafazakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutucu
- Rutubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Teril, Yaşlık
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Hoşlanmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruşmak, Yermek
- Serdengeçti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fedai
- Prezervatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaput
- Fay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Büyükanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Nene
- Yumuşaklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşamak
- Telepatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyumsal
- Öşür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ondalık
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Saygınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Haysiyet, İtibar, Kredi
- Boşuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes Yere, Beyhude, Boş Yere, Gereksiz, Nafile, Nahak, Yararsız Yere, Tevekkeli
- Rakkas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köçek, Sarkaç
- Emretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- Marifet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet, Ustalık, Bilgi, Bilim, Hüner, Yetenek, Kabiliyet
- Kavis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay, Eğmeç
- Yekpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Tek Parça
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü